Kanada'nın haber düzenini belirleyen tek bir coğrafi olgu vardır: nüfusun büyük bölümü Amerika Birleşik Devletleri sınırına yakın bir şeritte yaşar ve Amerikan yayınlarına doğrudan erişir. Kanada medya politikası, yüz yıla yakın süredir bu gerçeğe verilen bir yanıt olarak şekillenmiştir. Kamu yayıncısı CBC/Radio-Canada 1936'da tam da bu nedenle kuruldu: ülkenin kendi sesini, kendi coğrafyasında duyurabilmesi için.
Bu politika bugün de sürüyor. Yayın Yasası, radyo ve televizyonda belirli oranda Kanada yapımı içerik bulundurmayı zorunlu kılar; düzenleyici kurum CRTC bu kuralları uygular. Amaç, kültürel üretimin daha büyük komşu pazarın gölgesinde kalmasını engellemektir.
İkinci belirleyici unsur iki dilliliktir. CBC ile Radio-Canada aynı kurumun İngilizce ve Fransızca ayaklarıdır ve ayrı haber odalarıyla çalışır; Québec'teki haber gündemi ile İngilizce Kanada'nınki çoğu zaman birbirinden belirgin biçimde ayrışır. Bir olayın iki dilde nasıl farklı işlendiğini görmek, Kanada'yı anlamanın pratik bir yoludur.
Üçüncüsü, son yıllarda gündeme gelen platform tartışmasıdır. 2023'te yürürlüğe giren çevrimiçi haber düzenlemesi, büyük platformların haber içeriği için yayıncılara ödeme yapmasını öngörüyordu; Meta buna karşılık Kanada'daki kullanıcıları için haber bağlantılarını engelledi. Bu, haber ile platformlar arasındaki ilişkinin düzenlenmesine dair dünyadaki en açık deneylerden biri oldu ve sonuçları hâlâ tartışılıyor.
Yayınlar ilgili yayın kuruluşlarının kendi resmî YouTube kanallarından, YouTube oynatıcısıyla gösterilir; içerik ve haklar o kuruluşlara aittir. Montegre yayın yapmaz, yeniden iletmez. Canlı haber yayınlarında rahatsız edici görüntüler çıkabilir.