Almanya'nın haber düzeni, İkinci Dünya Savaşı sonrasında bilinçli bir tercihle merkezsiz kuruldu. Nazi döneminde propaganda bakanlığının tek elden yönettiği radyo yayıncılığının tekrarını önlemek için, savaş sonrasında yayıncılık yetkisi federal hükümete değil eyaletlere verildi. Bugün ülkenin kamu yayıncılığı, dokuz eyalet kurumunun oluşturduğu ARD birliği ile ayrı bir federal kurum olan ZDF arasında paylaşılır. İkisi de devlet bütçesinden değil, hanelerden toplanan yayın katkı payından finanse edilir; yönetim kurullarında siyasi partilerin yanı sıra sendikalar, kiliseler, meslek örgütleri ve sivil toplum temsil edilir. Bu yapı, haber yayınlarının hükümet değişimlerinden görece bağımsız kalmasını sağlayan başlıca kurumsal güvencedir.
Alman kamu yayıncılığının en görünür ürünü tagesschau'dur. 1952'den bu yana yayımlanan bu bülten, ülkedeki en çok izlenen haber programıdır ve akşam saat sekizde başlaması Alman gündelik hayatının sabit noktalarından biri hâline gelmiştir. Bültenin biçimi kasten sadedir: sunucu, görüntü, olgu — yorum ayrı programlara bırakılır.
Özel tarafta iki büyük yayın grubu belirleyicidir. RTL Deutschland bünyesindeki n-tv, ülkenin ilk kesintisiz haber kanalı olarak 1992'de yayına girdi. Axel Springer grubu ise hem WELT haber kanalını hem de ülkenin en yüksek tirajlı gazetesi BILD'i çıkarır. Almanya'da gazetecilik özdenetimi Presserat adlı basın konseyi tarafından yürütülür; yayıncılıkta ise düzenleme yine eyalet düzeyindeki medya kurumlarına aittir — federal bir yayın düzenleyicisi yoktur, bu da merkezsizlik ilkesinin doğrudan bir sonucudur.
Yayınlar ilgili yayın kuruluşlarının kendi resmî YouTube kanallarından, YouTube oynatıcısıyla gösterilir; içerik ve haklar o kuruluşlara aittir. Montegre yayın yapmaz, yeniden iletmez. Canlı haber yayınlarında rahatsız edici görüntüler çıkabilir.